"Türkiye Kamu- Sen bu ülkenin temel taşıdır, temel direğidir" | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi

SON DAKİKA

“Türkiye Kamu- Sen bu ülkenin temel taşıdır, temel direğidir”

Bu haber 20 Ağustos 2020 - 18:11 'de eklendi ve 15 views kez görüntülendi.

Kamu- Sen Adana İl Temsilcisi Durdu Mehmet Girgeç, Kozmik Radyo, “Bizim Gündem” programı, Pınar Aytekin ve Salih Güleç’in konuğu oldu. Sendika hakkında bilgiler aldığımız Girgeç ile eğitimle ilgili a-z’ye her şeyi konuştuk.

Türkiye Kamu – Sen olarak sıradana bira sendikacılık yapmadıklarının altını çizen Girgeç,  “Sendikacılık, üyelerin sadece hak ve menfaatini korumak değil, aynı zamanda insanın şeref ve haysiyetini, onurunu koruma mücadelesidir. Bizim ilkemiz; Önce ülkemizdir” dedi.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

25 Ekim 1981 Osmaniye Düziçi doğumluyum. İlk ve ortaöğretimimi Düziçi’nde tamamladıktan sonra Atatürk Üniversitesi Erzincan Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümünden 2004 yılında mezun oldum. 2004 – 2007 yılları arasında Batman’da Türkçe öğretmeni olarak görev yaptım. Aynı zamanda Türk Eğitim-Sen Batman İl Temsilciliği’nin Yönetim Kurulu üyesiydim. 2007 yılında Adana’ya geldikten sonra Talat Hacı Bekiroğlu Ortaokulu’nda Türkçe öğretmeni olarak görev yaptım. Çobanoğlu Ticaret Meslek Lisesi’nde Müdür Yardımcısı olarak görev yaptım.

Sendikanız ve sendikanızın çalışmaları hakkında bilgi alabilir miyiz?

Türkiye Kamu- Sen bir sivil toplum örgütüdür ama biz sivil toplum örgütünden çok daha kuralcıdır. Biz sıradan bir sendikacılık yapmıyoruz. Çünkü sendikacılık, üyelerin sadece hak ve menfaatini korumak değil, aynı zamanda insanın şeref ve haysiyetini, onurunu koruma mücadelesidir. Bizim ilkemiz; Önce ülkemizdir. Ülkemizin milli birliğinden, beraberliğinden, kardeşlik hukukundan taviz vermeden, üyelerin hak ve menfaatlerini koruyarak, insan şeref ve haysiyetini koruyarak, cumhuriyetin kurucu değerlerine ve ilkelerine sahip çıkarak her türlü hak mücadelesini veriyoruz.

Bizim gündemimizde salgınla mücadele, okulların açılıp açılmaması var elbet ama Türkiye Kamu- Sen’in gündeminde aynı zamanda mavi vatan var. Akdeniz’de şu anki yaşanan sürtüşme var. Nasıl ki vatan topraklarımızı korumakla yükümlüysek deniz sularımızı da korumakla yükümlüyüz. O yüzden Mavi Vatan’da şu anda Kamu- Sen’in gündemindedir. Okullarımızın durumu da Kamu- Sen’in gündemindedir. Ülkenin milli bütünlüğü de Kamu – Sen’in gündemindedir. Ekonomik, özlük, soysala haklar konusunda da kamu çalışanlarının bütün sıkıntıları da Kamu – Sen’in gündemindedir. O yüzden Türkiye Kamu- Sen bu ülkenin temel taşıdır, temel direğidir.

Siz özellikle eğitime oldukça önem veren bir sendikasınız. Koronavirüs pandemi sürecinde öğrenciler uzaktan eğitim gördüler. Uzaktan eğitimi nasıl buluyorsunuz, sizce öğrenciler yeterince faydalanabiliyorlar mı?

Ben burada şu an sadece bir sendika başkanı olarak burada değilim, aynı zamanda bir öğrenci velisiyim, aynı zamanda eşi öğretmen olan bir bireyim. Dolayısıyla eğitim sadece çocuğu olan kişilere değil, eğitim toplumun her kesimini ilgilendirmektedir. Bakınız 16 Mart 2020 tarihinde okullarımız tatil edildiğinde bu ülkede çok hızlı bir refleks gösterildi. Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarına teşekkür ediyoruz. Uzaktan eğitim noktasıyla bütün çocuklarımızın evine bir şekilde eğitim getirdi. Tabi uzaktan eğitim normal eğitimi tutar mı? Mümkün değil. Zaten bunu da bekleyemeyiz. Ama dünya ve ülke gündemi maalesef bir salgınla karşı karşıyadır.

Şu anda biz ülke olarak okullar açılsın mı, açılmasın mı, konusunu tartışıyoruz. Şöyle düşünelim, okulların tatil edildiği 16 Mart 2020 tarihinde mi salgın daha yaygındı, yoksa bugün mü salgın daha yaygın? Biliyor musunuz, en çok hastalık bulaştıran yaş gurupları 10 ile 19 yaş arasıdır. Daha da tuhaf olana nokta nedir, bu gurubun ateşini ölçerim diyerek siz karşınıza alamazsınız veya böyle bir mekanizma geliştiremezsiniz. Çünkü bu gurubun bilim kurulu açıklamalarında dediği bilgi, bu gurubun ateşe verdiği refleks yüzde yedidir. Yani yüz kişide sadece yedisinde ateş tespit edilebiliyor. O yüzden yapmamız gereken nokta bir tek karar almamız lazım, biz ne olursa okulları açarız, ne olursa okulları açmayız?

Peki, okulları açmazsak ne olacak? Bugün ilkokul, anasınıfı, lise, üniversite öğrencilerinin sayısı ülkede 26 milyondur. Biz 26 milyon öğrenci ders başı yapacak mı, yapmayacak mı, yapsın mı, yapmasın mı, noktasında görüşüyoruz. Türkiye’de bilenler konuşsun, bunun kararını bilim kurulu versin. Ben bir bilim kurulu üyesi değil, dolayısıyla hastalık durumunu, salgının yayılma durumunu, salgının şu anda Adana’da ki boyutunu, İstanbul’da ki boyutunu bilemem. Benim bildiğim nokta şu, ben diyorum ki, açacağız diyenler neye göre açacaklar, açmayacağız diyenler neye göre açmayacaklar?

Diyelim 26 milyon öğrenciye ders başı yaptırılmadı, soruyorum size bu 26 milyon öğrenci evde mi? Tabi ki değil, sokakta, kafedeler. Okulu açmadık, sahilleri açtık, okulları açmadık, camiler açık. Okulu açmadık kafeler açık. Peki, biz nerede sıkıntı yapıyoruz? Bizim ne yapmamız lazım? Bence bunların konuşulması lazım. O yüzden okullar açılsın mı, açılmasın mı sorusunun muhatabı sivil toplum örgütleri değildir, bilim kuruludur.

Siz sendika olarak pandemi sürecinde ne gibi çalışmalar yaptınız?

Pandemi sürecinde eğitim kurumlarımızın vefa gurupları oluşturuldu. Türkiye Kamu- Sen olarak da bizlerde devletimizin yaptığı bütün çağrılara uyduk. Bu noktada SMS kampanyalarına destek verdik. Şunu kabul etmemiz lazım, bu salgın küresel ama çözümü ulusaldır. Biz bir olacağız, birlikte olacağız. Bu salgını komşumuzla, arkadaşımızla, akrabalarımızla hep beraber atlatacağız, atlatmak zorundayız.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nde iş akitleri feshedilen 4B’li sözleşmeli personeller için açılan davayı kazandınız, biraza bahsedebilir misiniz?

Adana Büyükşehir Belediyesi’nde iş akitleri haksız ve hukuksuz bir şekilde feshedilen 4B’li sözleşmeli personellerimizin adına açtığımız davayı kazandık. Biz, mücadelemizi Türkiye Kamu-Sen’e yakışır şekilde, hak ve hukuk içerisinde vereceğimizi, Türkiye Kamu-Sen üyeleri adına açılan davaların hukukun üstünlüğü ilkesine göre nihayete ereceğini ve hukukun herkes için bağlayıcı olacağını söylemiştik.

Eğitim Sistemimiz hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bizim inancımız ve temennimiz Türkiye’yi Milli Eğitimde güzel günlerin beklediğidir. Bunu umut ediyoruz. Ülkemizde esen birlik, beraberlik yapısının bütün tabana yayılmasını talep ediyoruz. Bunu samimiyetimle söylüyorum, biz ne istiyorsak Türk Milli Eğitim için istiyoruz. Ne istiyorsak Türk gençliği için, ne istiyorsak Türkiye için istiyoruz.

Eğitim sistemi dediğiniz bu çok geniş bir açılıma gider. ‘’Türkiye’de bir eğitim sistemi var mı?’’ diye sorarsanız, nasıl bir eğitim sistemi olduğunu, her gelenin bir değişiklik yapmasından anlarız ki, eğitim sistemi çok ciddi şekilde deforme olmuş durumda. Türkiye’de yapılan küçük dokunuşları da eğitim sistemi değişikliği olarak gören bir yapı var.

ÖZEL RÖPORTAJ- PINAR AYTEKİN