TÜKETMEK Mİ ÜRETMEK Mİ? | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi
SON DAKİKA
http://evdekal.adana.bel.tr/saglik/covid-19-nedir

TÜKETMEK Mİ ÜRETMEK Mİ?

Bu haber 19 Ağustos 2021 - 14:36 'de eklendi ve 6 views kez görüntülendi.

Tüketim, sözlük anlamı olarak, bir şeyleri kullanıp bitirmek, yok etmek demektir. Tüketim insan yaşamını birçok bakımdan doğrudan etkilemektedir. Psikolojik, sosyal ve ekonomik olarak etkilediğini ifade edebiliriz.

İnsanoğlu gelişen, değişebilen bir varlıktır. Tam da bu sebeple her bireyin üretim, tüketim, geri dönüşüm, ileri dönüşüm gibi konular hakkında bilgisi olmalıdır. Bilinçli yetişkinler bilinçli çocukları yetiştirebilir.

Çocukluk, içinde bulunulan gelişim dönemlerine göre çağlara ayrılır. Her dönemde bir miktar tüketim bulunmaktadır. Çocuklar okul öncesi dönemine başlamaları ile birlikte üretmek kavramı ile de tanışma şansı bulurlar. Yeniden dönüştürmek (ileri ve geri dönüşüm) gibi önemli bir deneyimi de bu dönemde yaşarlar.

Dünyadaki en önemli şey bir çocuğun, bir insanın eğitim hakkının olmasıdır. Okulların açılmasını hepimiz heyecanla bekliyoruz. Okulları açılırken üretmek, üretken olmak, yeniden dönüştürmek ve doğru tüketmek ile ilgili kavramları es geçiliyor. Ülkemiz bir yandan cayır cayır yandı, bir yandan da sel felaketi yaşandı. Tam da böyle bir zamanda doğru tüketim çok önemli bir yerde bulunuyor. Yanan bu kadar ağaç varken daha az kâğıt kullanmak hakkında çocuklarla konuşabiliriz. Peki, sadece konuşarak mı çözüm bulabiliriz? Asıl mesele sadece konuşmak değil, ihtiyaç listelerini açıklarken bunu uygulayabilmektir.

Birçok ailenin evinde okulda kullanılabilecekleri malzemeleri vardır. Bu yıl bitmemiş defterleri kullansak, yarım kalmış boyaları kullansak ne olur? Unutulmamalı ki çocuklukta kazanılan deneyimler, daha sonraki dönemlerde doğru tüketim alışkanlığının kazandırılması bakımından çok önemlidir.

Doğayı korumanın tam zamanı! Doğanın bir parçası olan biz insanlar, zarar vermeden, yıkmadan, yakmadan, onunla savaşmadan yaşamayı öğrenmek zorundayız. Doğayı, içinde yaşadığımız dünyayı hızla tüketirken; çocuklarımıza doğa sevgisini sadece sözlerle ifade etmemeliyiz.

Okullardaki yanlış alışkanlıktan bahsetmek istiyorum. Çocuk okula giderken her şeyin yeni alınması gerektiğini öğretiyoruz. Örneğin ilkokul üçüncü sınıfa giden bir çocuğun evinde okul öncesi kurumundan, ilkokul bir ve ikinci sınıfından kalan bir sürü boya çeşidi (kuru boya, sulu boya, pastel boya, mum boya) ve yarım kalmış birçok defter bulabilirsiniz. Çünkü doğayı sevdiğini söyleyen biz yetişkinler her yıl yenilerini almak zorunda hissediyoruz. Ya da okullar yenisini talep ediyor ve her çocukta aynı malzemenin olmasını istediklerini iletiyorlar. Bunun nedeni kıskançlık olmaması olarak açıklanıyor. Peki, nerede farklı olanı görmek, deneyimlemek?

Çocuklara farklı olanı kabul etme şansı, fırsatı da verilmelidir. Çocuklar için sağlıklı markaların alınması ve ailelerin bu konu da yönlendirilmesini bu konunun dışında tutmak gerekir. Farklı marka, yarım kalmış malzeme her ne ise çocuklar için sağlıklı üretilmiş olmalıdır. Çocuk bu malzemeleri kullanırken keyif almalıdır. Ama alınan her malzemeyi sonuna kadar kullanmayı da bizler öğretmeliyiz. Bunun yetişkin olan her bireyin görevi olduğuna inanıyorum.

Doğayı sev, doğayı koru; onu incitme ve hemen tüketme. İçinde yaşadığımız dünyaya ihtiyacımız var.

 

SEDA KARAsedakara01@yahoo.com.tr