TİŞORT YAZILARINA KİM DUR DİYECEK! (1) | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi
SON DAKİKA

TİŞORT YAZILARINA KİM DUR DİYECEK! (1)

Bu haber 05 Ağustos 2022 - 12:28 'de eklendi ve 295 views kez görüntülendi.

Ahlâk ve Kültürümüze savaş açan bu yazıların farkında mısınız?..

Çocuklarımıza aldığımız TİŞÖRT’lerin ön veya arka yüzlerinde neler yazdığını biliyor muyuz?..

“Nereden bilelim?” diyeceksiniz, çünkü hepsi İngilizce, merak da etmiyoruz, ürün kaliteli olsun da!…

Tişörtler rahat bir giysi olarak gençler başta olmak üzere birçok insan tarafından tercih edilmektedir. Bu giysiler, diğer giysilerden farklı olarak, üzerlerinde yazı barındırmaktadır. Bu yazıların neredeyse tamamına yakını İngilizcedir. Bu yönüyle, bir araştırmacı için toplumsal boyutlu bir dil etkinliği söz konusudur. Toplum ve dil etkileşimi toplum dil bilimsel incelemelere konu olmaktadır. Bu bağlamda, acaba yazılı tişört tercihleri bireylerin; cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyleri bakımından nasıl bir görünüm sergilemektedir? Bireyler, giysileri üzerinde yer alan bu yazıların anlamını bilmekte midir? Bireyler için yazının anlamı önemli midir? Anlamsal bir sınıflandırmaya tabi tutulduğunda, tişört yazıları; tavsiye, slogan, özlü söz, reklam, propaganda, cinsellik ve komik gibi hangi kavram alanlarıyla ilişkilendirilebilir? Bu ve benzeri sorulara yanıt bulmak için, basit tesadüfî örneklem seçimi ile gönüllülük esasına dayalı olarak 835 kişinin katıldığı bir anket çalışması yapılmıştır. Bu anlamsal kavram sınıflandırması içerisinde frekans değeri en yüksek olan kavramlar, “slogan ve özlü söz” unsurları olmuştur. Katılımcılara ilişkin toplanan veriler (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, tişört yazısının anlamını bilip bilmeme; anlamı bilip bilmemenin diğer değişkenler ve tişört seçimi ile ilişkisi)  analiz programı ile anlamlılık değerleri açısından incelenmiştir. İnceleme sonucunda, tişörtlerin daha çok 15-25 yaş aralığında  tercih edildiği, bayanların tişörtleri erkeklerden daha çok tercih ettikleri, katılımcıların büyük bir çoğunluğunun üniversite mezunu olduğu ve katılımcıların yarıdan fazlasının tişörtler üzerinde yer alan yazının anlamını bilmedikleri görülmüştür. Ayrıca katılımcıların büyük bir kısmı yazılı tişört seçmelerinin özel bir nedeni olmadığını belirtmişlerdir. Öte yandan, öngörülerin aksine, tişört üzerindeki yazının Türkçe ya da bir yabancı dilde olmasının çok önemsenmediği tespit edilmiştir. Anlam kategorilerinin cinsiyete göre dağılımında, bayanların giydiği tişörtlerin erkeklerinkine  oranla çok daha fazla bir oranda “cinsellik” içerdiği; aynı durumun “komik” ögesi için de geçerli olduğu bulgulanmıştır. Anlam kategorisi ile anlamın bilinmesi arasındaki ilişki yönüyle de “cinsellik” ve “komik” ögeleri anlamı en çok bilinen unsurlar olmuştur…

Uzmanlar, üzerinde yabancı dilde yazıların yer aldığı bazı tişörtlerdeki mesajların, toplumsal yozlaşma ve kimlik sorununa yol açabileceği uyarısında bulundu.

“Anlamını bilmeksizin toplumsal değerlere uygun olmayan ifadelerin yazılı olduğu” tişörtleri giymenin çeşitli sakıncaları beraberinde getirdiğini vurgulayan uzmanlar, bu tür mesajlar taşıyan kıyafetler yerine “olumlu anlamlar” ihtiva eden Türkçe yazılı tişörtlerin giyilebileceği görüşünü paylaşıyor..

Kendini ifade etme biçimleri arasına giren ‘kişiselleştirme’ davranış biçimi zaman zaman bilinçsizce üzerinde anlamsız, hakaret ve müstehcenlik içeren yazıların yer aldığı tişörtlerin kullanımını tetiklemektedir. Batı ülkelerinde kendini ‘özgürce’ ifade edebilmek, yaşam tarzını ve düşüncelerini açık ve direkt bir şekilde yansıtmak, toplumda farklı bir şekilde var olmak, kişisel özelliklerini dışa vurmak gibi amaçlarda kullanılan tişörtlerin, toplumumuz tarafından kullanılmaya başlanıldığında çelişkili bir görünüm ve anlamsızlık yansıttığına çoğumuz şahit olmuşuzdur.

“Kendimizi ifade etmekten kaçtığımızın bir göstergesi”

Kullanımlarında genç nüfus ile daha olgun yaşta olan kişiler arasında bir farklılığın olabileceğini hatırlayıp, bilinçli bir şekilde mesaj taşıyan bir araç olarak kullanıldığını gözlemleyebiliriz. Ayrıca bu tür yazıların Türkçe olma olasılığının yok sayılacak düzeyde olması, toplum olarak kendimizi ifade etmekten kaçtığımızın bir göstergesi olabilir. Toplumda kendini farklı sunmak, bu farklılığın sorumluluğunu üstlenmeyi ve kabul etmeyi gerektirir. Bu bağlamda ve genel anlamda, öz güven eksikliği ve kendi bireyselliğini geliştirememeyi her yaştaki bireylerde görmemiz mümkündür.”

Haftaya yazımın ikinci bölümünde tekrar görüşmek umuduyla, hoşçakalın…

Psk. Nermin Uğurbaşçiçekneronom0852@gmail.com
https://www.yenibizimadana.com/wp-content/uploads/2022/11/WhatsApp-Image-2022-11-24-at-18.25.06.jpeg