SON DAKİKA

Koncuk: Ortak akılla hareket edilmelidir…

Bu haber 17 Şubat 2020 - 18:06 'de eklendi ve 19 views kez görüntülendi.

Siyasetin oldukça kızgın ve hareketli günler geçirdiğini belirten İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, Türkiye’de ki siyasetin normalleşmesinin en temel adımının iktidarın muhalefete yaklaşımı olduğunu vurguladı. İktidarın her şeyi ben bilirim, her şeyi ben yaparım yönetim şekli güttüğünün altını çizen Koncuk, bu anlayışla devletin yönetilemeyeceğini ifade etti.

Şu anki yaşadığımız dönemde AKP’nin vekillerinin bile görüşlerinin alınmadığı belirten Koncuk, siyasette gergin günler yaşadığımızı kaydetti. Devletin ortak akılla yönetilmesi gerektiğini hatırlatan İsmail Koncuk, “Ortak aklı harekete geçirmek temel bir özelliktir. Devlet ortak akıldan uzak bir anlayışla yönetilebilir mi? AKP’nin yaptığı tam da budur, her şeyi ben bilirim, muhalefeti yok sayarım” dedi.

Gazetemize nezaket ziyaretinde bulunan İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk ile yerel ve genel siyaseti değerlendirdik. Adana’nın sahipsiz olduğunu belirten Koncuk, “ Adana’ya sahip çıkılmalıdır. Yaşadığımız sel felaketi ve don olaylarında çiftçi sıkıntılı günler yaşamaktadır. Borç ertelenmesinin mutlaka çiftçiler için faizsiz olarak yapılması gerekir” diye konuştu.

Ankara’da siyaset oldukça hareketli, biraz genel siyasetten bahsedebilir misiniz?

Türkiye’de siyaset bir türlü normalleşmedi. Türkiye’de ki siyasetin normalleşmesinin en temel adımı, iktidarın muhalefete yaklaşımlarıdır. Meclis aritmetiğine göre çoğunluğa sahip de olsanız, toplumun tüm kesimlerine hitap eden muhalefetin görüşlerini alarak işleri yapmak zorundasınız. Bu da çoğulcu anlayıştır. İktidar, TBMM’nde çoğunluğu elde tutan bir yapı olduğu için her şeyi ben yaparım, her şeyi ben düşünürüm, her şeye ben karar veririm yönetim şekli gütmektedir. Siz doğruyu da söyleseniz, yanlışı da söyleseniz, tek doğru vardır onlara göre o da kendi doğrularıdır.

ORTAK AKILLA HAREKET EDİLMELİDİR

Bu anlayışla devlet yönetilemez. Gelişmiş akla aykırı bir durumdur. Ortak aklı harekete geçirmek temel bir özelliktir. Devlet ortak akıldan uzak bir anlayışla yönetilebilir mi? AKP’nin yaptığı tam da budur, her şeyi ben bilirim, muhalefeti yok sayarım. TBMM’nin fonksiyonunu ortadan kaldıran bir sistem, yani tek adamla yönetilen bir devlet yönetme söz konusudur. AKP’nin vekillerinin bile görüşlerinin alınmadığı bir dönem yaşıyoruz. Bu da tabi ki siyasette gerginlikler yaratıyor.

Birçok kanun maddesini inceleyin 5-6 ay önce çıkardığımız bir kanunu, bugün düzeltiyoruz. Mesela değerli konutlardan alınan vergiyi, beş milyonun üzerinde değerli konutlara vergi getirilmişti, biz bu yanlış dedik, uygulamaya geçti can yaktı. Tekrar AKP’nin verdiği teklifle kanun geri düzeltildi. Yani yaklaşık 2 ay önce çıkardığımız kanun, 2 ay sonra tekrar düzeltildi. Bunlar devleti ortak akılla yönetmemenin sonuçlarıdır.

DIŞ POLİTİKA DA SORUN YAŞIYORUZ

İç politika böyleyken aynı şeyler dış politika da yaşıyoruz. Rusya ile mi beraberiz, Amerika ile mi beraberiz? Kendi başımıza mıyız? Bunu bilmiyoruz. Rusya ile hedeflerimiz nelerdir, bir hedefimiz kaldı mı? O hedeflere nasıl ulaşacağımızı, hangi yollarla, kimlerle beraber ulaşacağımızı biliyor muyuz? Bilmiyoruz… Suriye’de durumumuz ne olacak, bunların hiçbirini bilmiyoruz. 5 milyon Suriyelinin durumu ne olacak, bunlara vatandaşlık mı verilecek, Türkiye’de mi kalacak, gönderilecek mi? Bunları bilmiyoruz.

Suriye meselesi çok büyük bir boyut kazandı ve 5 milyon kişi, Türkiye’ye çok ciddi sıkıntılara sebep olabilecek bir sayıdır. Bunların bir de doğurganlık oranlarını düşündüğümüzde 10-20 yıl sonra iki katına çıkacaklar. Çok ciddi demografik problemlerle karşı karşıya kalacağız.

Siyaset oldukça kızgın ve hareketli, bu kızgınlığın sebebi ise AKP’nin ben bilirim anlayışıdır. Beceriksiz devlet yönetim anlayışıdır. Bu beceriksiz devlet yönetimi devam ettiği sürece Türkiye’de ne ekonomik huzur olur, ne sosyal refah olur, ne de sosyal huzur olur. Onun için iktidarın önce beraber yönetme anlayışıyla hareket etmesi gerekir. Ama bunlar yapılmıyor.

Adana inanılmaz bir göç aldı, işsizlik hat safhada, bunların yanı sıra yatırım da yok. Adana’yı biraz değerlendirebilir misiniz?

Adana sahipsiz. Mecliste de görüyoruz, biz muhalefet olarak Adana’nın bütün problemlerini, ekonomik, sosyal problemlerini, işsizliği, tarımda yaşadığı girdabı, her zaman dile getiriyoruz. TEMSA’yı dile getiriyoruz. TEMSA ile ilgili Sabancıların tekrar imza atacağı devir olacağı şeklinde Yeniçağ gazetesinden Orhan Uğurlu haber yapmıştı. Ama daha resmi bir açıklama yapılmadı. TEMSA önemli bir kuruluş, sadece Adana için değil, Türkiye için de önemli bir kuruluştur. Gerek teknolojisi, elektrikli otobüs üretiminde dünyayla yarışan bir teknolojiye sahip olması, bizim için gurur duyulacak bir durumken, TEMSA üretimi durdurdu. Hükümet seyretti. Umarım Sabancılar TEMSA’yı tekrar devir alır ve üretime geçer. Çünkü TEMSA’nın üretim yapmaması, on binlerce insanın ekmeksiz kalması sonucunu doğuracaktır. Bu sadece işsizin problemi değil, işsizlik esnafın da problemidir. İşsizlik olduğu sürece, vatandaş alışveriş yapmadığı sürece esnaf kepenk kapatır. Son bir yılda 6 binin üzerinde esnaf kepenk kapatmıştır.

ADANA’YA SAHİP ÇIKILMALIDIR

Adana’ya sahip çıkılmalıdır. Adana tarımda da çok büyük sıkıntılar yaşıyor. Adana’da yaşanan soğukların neticesinde portakallar donmuş durumda, salatalıklar donmuş. Geçen sel oldu bir darbe yedik, ardından bu don olayı, çiftçi sıkıntılı borç erteleme şu ana kadar yapılmış değildir. Borç ertelenmesinin mutlaka çiftçiler için faizsiz olarak yapılması gerekir. Bunları gündeme getiriyoruz, her zaman söylüyoruz, soru önergeleri veriyoruz.

Adana’yı sahipsiz olarak nitelendiriyorsunuz, sizce Adana neden sahipsiz olabilir?

Adana ile ilgili yanlış bir kanaat var herhalde, Adana zengin bir yer, bunlar toprak ağası hala Adana’yı eski devirleriyle hatırlıyor sanırım, Adana’yı tanımıyorlar. Adana’dan çıkardığımız iktidar partisi yanlı siyasetçilerimizin de sessizliği aslında Adana’nın gündemini alması gereken bir konudur. Doğrudan doğruya suçlamıyorum ama şu anda iktidar partisinin sözcüsü Ömer Çelik bugüne kadar Adana’ya ne yaptı? Dolayısıyla AKP’nin Adana için ne verdiğini, kalkınmada birinci öncelikli illere alınmadığını biliyoruz.

ÇUKUROVA İÇİN HANGİ PROJEYİ YAPTINIZ?

Tarım Bakanlığına soruyorum, tarımda Çukurova için hangi projeyi yaptınız, neler yaptınız? Çukurova çiftçisi dâhil geçinme acısıyla bırakılırsa, diğer bölgelerdeki çiftçilerin durumlarını düşünemiyorum. Çukurova ile ilgili son derece geliştirici projeler yapmamız lazım. Çukurova’yı tarımda öncelikli bir bölge olarak görüp bunun tedbirini almamız lazım.  Adana’ya bakıyorum da sanayi şehri mi, yok, tarım şehri mi, yok, biz neyiz? Adana narenciyenin başkenti olmuştur, meyve suyu fabrikası kaç tane var Adana’da? Çırçır fabrikası var mı? Hiç biri yok.

Adana İYİ Parti’de kongre süreci başladı. Adana İYİ Parti’yi değerlendirebilir misiniz?

Ceyhan, Seyhan, Çukurova, Sarıçam ve Yüreğir ilçelerimizde ilçe başkanlıkları seçimi yapıldı. Adaylarımız belli oldu. Delege seçimlerinde bazı olumsuzluklar olduysa da İYİ Parti’nin Adana’da fonksiyona uygun bir yapılanmaya sahip olacağına inanıyorum. Bu sağlanmalıdır, İYİ Parti kimsenin babasının çiftliği değildir. İYİ Parti iddialarla kurulmuş bir siyaset harekettir.

İYİ PARTİ İDDİALARLA KURULMUŞ SİYASAL BİR HAREKETTİR

İYİ Parti, parti içi demokrasi, Türkiye’ye huzur getirmek ve geleceğe taşımak iddiasındadır. Dolayısıyla bu büyük iddiaların partisi olan İYİ Parti’nin küçük hesaplara kurban edilmemesi lazımdır. Büyük düşünmemiz lazım, küçük hesaplar peşinde olmamız lazım, benim adamım, senin adamın anlayışından hızla kurtulmamız lazım. İYİ Parti’nin kendi iradesiyle hareket eden, yöneticiler tarafından yönetilmesi lazımdır. Kongre sürecinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

 

ÖZEL RÖPORTAJ- PINAR AYTEKİN