Dost; sessiz çığlığımız… | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi
SON DAKİKA
http://evdekal.adana.bel.tr/saglik/covid-19-nedir

Dost; sessiz çığlığımız…

Bu haber 07 Ekim 2021 - 14:47 'de eklendi ve 132 views kez görüntülendi.

Gerçek dostluk diye başlayacaktım yazıya aslında, ama düşündüm de dost dediğin tek anlam içerir, zaten oda açık ve gerçektir. Yani önüne gerçek ibaresini koymaya gerek yoktur.

Ç evremizde, yanımızda, dost bildiğimiz o kadar çok insan var ki…

Kim samimi kim değil, kim çıkar ilişkisi sürdürüyor, arkamızdan kim hangi dolapları çeviriyor, yüzümüze gülen, arkamızdan kuyumuzu kazan onlarca insanın içinde dost bulmak samanlıkta iğne aramak gibi bir şey…

Üstelik bu kargaşa yaşamın her alanında karşımıza çıkıyor. İş dünyasında, siyasette ve özel ilişkilerde. Bazen kime inanıp kime inanmayacağımızı bilememek, çok zor bir duygu…

Bence gerçek dost, karşılıksız sevendir. İyi gününde, kötü gününde seninle birlikte olandır. Seninle ilgili her şeyi bilen, koruyan, kollayandır. Hepsinden önemlisi senin için mücadele eden, seninle ilgili tereddüde düşmeyendir.

Her yanındayım diyen dost değildir. Asla böyle bir yanılgıya düşmeyin. Dost hayata aynı gözlükle, aynı pencereden, aynı yürekle bakabilmektir. Dost verdiğin mücadelede sana eşlik edendir. Hepsinden önemlisi dost güven demektir.

Dostluk ölçülmez, dost küsmez, dostluk çıkar gözetmez, menfaat üstüne kurulmaz. Özledim diyen, hatırını soran değil yanında duran, seninle mücadele edendir.

Bugün etrafıma bakıyorum da her taraf hokkabazlarla dolmuş. Herkesin fikri ayrı, zikri ayrı olmuş. Menfaatlerin uyuştuğu sürece seninle, çakıştığı anda karşı cephede yer alıyorlar.

Dost; Senelik değil, ömürlük olmalı bunu sakın unutmayalım. Genellemek istemiyorum ama hayatımızın olmazsa olmazı.. Yaşadığımız yüzyılda sahip olduğumuz en büyük lükstür dostluk. Çok zor bulunuyor, aramakla da bulunmuyor o gelip o zor anınızda sizi buluyor bunu öğrendim.  Ama gerçekten o samimiyeti hissettiğinizde onu kaybetmekten korkmalısınız.

Şimdi yazsan yazılmaz, anlatsan anlatılmaz. Dost öyle bir şey ki umutsuz bir vakaya dönüşeceğimiz anda bizi güldürmeyi başarabiliyor. Kan bağınız olmadığı halde kardeşiniz yerine koyabiliyorsunuz. Bazen kardeşinizden yakın bile olabiliyor bu dost kişisi.  Niye diyecek olursanız kardeş zorunlu kardeşlik, ama dost seçilmiş kardeş oluyor. İnsan gerçekten o kadar masumane bir sevgi ile seviyor ki dostunu kimseyle paylaşası gelmiyor..

Dostlar sadece iyi gününde yanında mutluluğunu paylaştığın insanlar gibi değiller işte. Asıl için kan ağlarken yanında olup tüm derdini, tasanı paylaşır, acını gerçekten hissedebilir. Öylesine bir güven vardır ki dostluğunda temelidir.

Bir başkasının sevincine, başarılı olmasından doğan mutluluğuna kıskanmadan ortak olmak her babayiğidin harcı değildir. Dost ya hani bu git dersiniz gitmez, ittiğinde sarılır insana. Herkesten kaçmak istediğinizde sizi hiç bırakmaz, hayır diyemezsiniz dostlarınıza. Bunların hepsini içten ve menfaat beklemeksizin sevgiyle yaparlar.

O zaman ne yapıyormuşuz her önümüze gelene, her güzel vakit geçirdiğimiz bir şeyler paylaştığımız, en çok vakit geçirdiğimiz kişilere hemen “ dost “ sıfatını yakıştırıp o bu saf kavramı kirletmiyormuş ve dostlarımıza sahip çıkıyormuşuz..

cahit benlicahitbenli@gmail.com