BULDU: OYUNU BOZDUK! | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi

SON DAKİKA

BULDU: OYUNU BOZDUK!

Bu haber 23 Nisan 2019 - 16:26 'de eklendi ve 46 views kez görüntülendi.

Yerel Seçimlerde partisinin büyük bir başarı yakaladığını ifade eden DSP Adana Seyhan İlçe Başkanı Hakan Buldu,

“Biz DSP olarak bu ülke iki partili seçime zorlanamaz, muhakkak partilerin, düşüncelerin olması gerek diyerek kendi başımıza 81 ilde ve tüm ilçelerde adaylarımızı çıkararak seçime girdik. Bu bizim için büyük bir başarıdır. Böyle düşünmek, böyle görmek gerekir. Biz o iki partili seçim sisteminin oyunu bozduk” dedi.

Gazetemize nezaket ziyaretinde bulunan DSP Örgüt Kurulu Başkan Yardımcısı ve DSP Adana Seyhan İlçe Başkanı Hakan Buldu ile yerel seçimleri ve Adana’yı konuştuk. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıya da kınayan Başkan Buldu, “Ne olursa Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyoruz, sadece Sayın Kılıçdaroğlu değil hangi genel başkan olursa olsun kesinlikle kaba kuvvete gerek yoktur. Kesinlikle bu yapılan haksızlık ve ihanettir” dedi.

Bir yerel seçim atlattık, Demokratik Sol Parti Cephesinden seçimleri biraz değerlendirebilir misiniz?

Biz Demokratik Sol Parti olarak bu seçimlerde geçmiş seçimlerden daha fazla bir başarı sağlamış düşüncesindeyiz. Çünkü genelde on binde yirmi olan oyumuzu, biz şu anda yüzde birlere çıkardık. Daha önceden siyasi partilerin toplam Türkiye genelinde 38-40 bin oyumuz var siz tabela partisisiniz diye söylemlerinde, biz hayır tabela partisi değiliz, demiş olduk. Türkiye’de ki siyasi sistemin diğer siyasi partilerin bizi dışarıda tutma gereği duydukları için bize hep yafta yapıştırma gereği duyuyorlar. Ama görüldü ki öyle bir şey yok, biz Türkiye genelinde oyumuz 38-40 binken bu seçimlerde aşağı yukarı beş yüz bin oldu. Bu çok büyük bir rakamdır, bunu Ak Parti’de görebilirsiniz ne de diğer partilerde görebilirsiniz.

HİÇ BİR TARAFTAN OLMADIK

Dikkat edin Türkiye’de siyaset iki partili seçim sistemine yönlendiriliyor. Ama biz o iki partili seçim sisteminin oyunu bozduk. Ne sağ taraftan Cumhur İttifakı dedikleri ne sol taraf dedikleri o Millet İttifakı dedikleri taraftan olduk. Biz DSP olarak bu ülke iki partili seçime zorlanamaz, muhakkak partilerin, düşüncelerin olması gerek diyerek kendi başımıza 81 ilde ve tüm ilçelerde adaylarımızı çıkararak seçime girdik. Bu bizim için büyük bir başarıdır. Böyle düşünmek, böyle görmek gerekir.

Seçim boyunca DSP için birçok söylemler yapıldı. Oyları bölmek için seçimlere girdiğiniz hatta Ak Parti tarafından Millet İttifakının oyunu bölmek için desteklendiğiniz ileri sürüldü. Bu konular hakkında neler söylemek istersiniz?

Sorduğunuz sorunun birincisinde sanki biz Sol partiyi bölmüşüz gibi bir hava yarattırıldı ve seçime girerken halka bu şekilde bir ön yargı ile gidildi. Örnek veriyorum, dediler ki: ‘İstanbul’da siz Mustafa Sarıgül’ü aday çıkarttınız, İstanbul’da siz büyükşehir belediye başkan adayı çıkarttınız ve oyları böldünüz.’ Sanki biz sağ partiye destekmişiz gibi bir hava yaratıldı. Peki, bende size şunu sormak istiyorum, Bugün İstanbul genelinde ilçe başkan adaylarımız 111 bin oy aldı. Benim büyükşehir belediye başkanım Muammer Aydın sadece 30 bin oy aldı. Peki, benim geriye kalan 81 bin oyum nereye gitti? Hani ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin, hani solun oylarını bölüyordum? Neden bu gündeme gelmiyor, neden buradan bakmıyorlar, önümüzde veriler var. Bunu için Demokratik Sol Parti’ye teşekkür etmeleri gerekmez mi? Neden vatandaşı yanıltıyorlar, bu DSP’ye atılan en büyük çamurdur. Biz bunu kabul etmiyoruz.

AK PARTİ İLE BİR İSTİŞARE İÇİNE ASLA GİRMEDİK

İkinci sorunuza gelince, bizim Ak Parti’den faydalandığımız söyleniyor, değil mi? Peki, bizim Ak Parti ile ki kesinlikle olamaz, bir istişare içerisine girdiğimizi söyleyen bu düşünce neden bizim Ankara aday tanıtım toplantımızda Genel Başkanımızın bütün konuşmasını almadı da, sadece o yanlı medya dediğimiz hükümeti destekleyen medya, sırasıyla benim Genel Başkanım önce Ak Parti’nin hatalarını tek tek anlattı. Bu ülkeye vermiş olduğu hataları, zararları anlattı. Ardından konuşmasına devam ederken, Cumhuriyet Halk Partisi’ne dedi ki, Ak Parti’ye bizim destek verdiğimizi söylüyorsunuz. Bugün Ekmelettin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı olarak gösteren ben miydim? Dedi. Burada aslında dikkat edin, Ak Parti’ye olan bir destek yok. Bakın Ekmelettin İhsanoğlu’nu CHP getirdi, aslında MHP’nin adayıydı. Ama CHP sol seçmenden tepki görmemek için döndü dedi ki ben getirdim dedi. Benim Genel Başkanım demek ki, Ak Parti’de Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanmasını istemiyor ki, neden getirdin, diyor bunu? Sol seçmene burada neden ters algı yarattırılıyor? Tam tersine denmesi gerekir ki, gerçekten bir sistem var, doğru madem siz Sayın Tayyip Erdoğan’ı getirmek istemiyorsunuz o zaman neden aynı guruptan olan bir insan çıkartmak istiyorsun. O zaman senin solculuğun, senin Atatürkçülüğün nerede kaldı?

Biraz Adana’yı ele alalım. Biliyorsunuz ki Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar belediyeyi oldukça fazla borçla aldı. Sizce bu borç nasıl ödenecek, Adanalılar hizmet görebilecekler mi?

Ben ekonomist değilim fakat ticaretle uğraşıyorum, hesabın nasıl yapıldığını ben de çok iyi biliyorum. Şöyle bir sistem düşünelim, bugün ben büyükşehir belediye başkan adayı olacaksam ayrıca bir de 550 bin oy potansiyeli olan bir ilçenin belediye başkanlığını yapmışsam, ardından da 1 milyon 350 bin nüfuslu oy potansiyeli olan bir ilin belediye başkanı adayı olmak istiyorsam önce dönerim kendi müdürlerime, danışmanlarıma büyükşehirin ne kadar borcu var, kimlerle nasıl iş yapıyorlar. İhaleleri kimlere veriyorlar, önce bunların araştırılmasını isterim. Önce bir alt zeminin hazırlanması lazım. Çünkü vatandaşa bir proje sunacaksınız ki proje çok sunulmadı. Normal şeyler konuşuldu. Zaten bunlar belediyenin yapması gereken şeylerdir. Ne kadar borç olduğunu bütün aday olan başkanların bilmesi gerekir. Çünkü ona göre başkan olacaksın, 5 yıl sonrasında cevabını vereceğin sorular olacaktır. Buna göre iyice göre analiz edeceksin ona göre aday olacaksınız.

Sayın Zeydan Karalar kazandı, biz Demokratik Sol Parti olarak tebrik ediyoruz. Ama bu borç ödenmeyecek bir borç değildir. Eğer ki belediyeye gelen maddiyat olaylarında düzgün ve bilinçli harcamalar yapılırsa, ekstra masraflar kısıtlanırsa o zaman bu borcun yakın bir tarihte bitirilebilineceği düşüncesindeyim. Hizmette yapılır, zaten Adana halkı gerçekten iyi niyetlidir. Bilirler ki geçmişten gelen borcun ağır bir borç olduğunu bilir ve bir bölümünün borçlara yatırılacağını ve bir bölümünün de hizmete yatırılacağını düşünür. Burada önemli olan Sayın Başkanımızın çok mantıklı hareketlerle bu işin üstesinden geleceğine inanıyorum.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Ne olursa Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyoruz, sadece Sayın Kılıçdaroğlu değil hangi genel başkan olursa olsun kesinlikle kaba kuvvete gerek yoktur. Kesinlikle bu yapılan haksızlık ve ihanettir. Bir partinin Ana Muhalefet Genel Başkanı şehidimizin cenazesine baş sağlığında bulunmak için gidiyor. Burada oradaki insanların tevazuuyla davranması gerekirken orada çok daha hoş görülü olması gerekirken neden böyle bir saldırıya geçildi onu anlamak mümkün değil. Biz DSP olarak bu olayı tamamen kınıyoruz. Ayrıca şöyle bir olay daha var, aynı saatlerde İstanbul’da Sayın İmamoğlu’nun bir teşekkür konuşması vardı ve çok büyük bir kalabalığa seslenecekti. O kalabalığa da gölge düşürüldü. Hangi güçler bunu bu hale getiriyor. Bu bizim kınadığımız, tasvip etmediğimiz bu olay olmamış olsaydı, bütün televizyonlar İmamoğlu’nun o teşekkür konuşmasını tüm Türkiye’de ki vatandaşlara sunacaklardı. Çok daha büyük bir algı olacaktı. Sayın Kılıçdaroğlu’na böyle bir hatada bulunuldu o ikinci planda kaldı. İnsanların beyni farklı bir yöne taşınıyor.

RÖPORTAJ – PINAR AYTEKİN