BENciliz | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi
SON DAKİKA

BENciliz

Bu haber 02 Haziran 2022 - 12:16 'de eklendi ve 109 views kez görüntülendi.

İyilikle kötülük arasında bir yerdeyiz. Mutlu değiliz, mutluymuş gibiyiz, Tek karelik resimlerimiz var, Bir günlük sevgilerimiz.

Güvenmiyoruz. Güvenli değiliz çünkü .

Bir yerlere çarpıp kırılan yumurta kabuğundan hiçbir farkımız yok! Laf kalabalığı yaparken, karşı tarafı duymuyoruz bile. Cümleler eriyip  gidiyor. Biz aynı kelimeleri tekrar ediyoruz.

Teğet geçiyoruz aynı yerden aynı cümleleri.

Hatalı fikirlerin yamalı ceplerini dikiyoruz birbirimizin yüzüne.

Çoğu yazıyı, çoğu duyguyu, çoğu şiiri kopyala yapıştır yapıyoruz sayfalara. Altına bir imza herşey tamam. Ben, böyleyim oda bana benzesin. Oda benim gibi konuşsun. Benim sevdiğim şeyleri sevsin. Benim istediğim gibi davransın istiyoruz.

İnsanoğlu ne kadar karşıdakinin iyiliğini düşünse de hep bir çıkar peşindedir. İyilik yapar, inandığı dinden bağışlanma diler. “Ben iyilik yaptım, beni affet”. İlk çıkar örneğine din ile girmek tuhaf görünebilir ama oturup düşünün, en son ne zaman çıkarsız bir şey yaptınız? Elbette yapmışsınızdır. Mesela sokak hayvanı beslemişsinizdir. Bir yaşlıyı karşıdan karşıya geçirmişsinizdir :

Ama biraz daha düşünün “Ben sana güzel davrandım bunları hiç hak etmedim.” cümlesi sizde ne çağrıştırıyor? Hiç bir insan hakkında bunu düşündünüz mü? Güzel davranmışsın, güzel karşılık bekliyorsun. Bencilsin…Benciliz…

Gündelik meseleler gündelik hararetli tartışmalar sürüp gidiyor. Ne var ki, bu meseleler genellikle çok kısa ömürlüdür. Sık sık değişirler. Sorunlar önümüze geldikçe, önümüze getirildikçe biz de onları hararetle tartışır dururuz. Yani, meselenin kendisinin tarihi ve genel boyutlarından çok, o meselenin günlük tartışmalarıyla uğraşırız. Mesele günlük olaydır, ancak bu günlük olaya “tarihi önem” taşıyan bir olay gözüyle bakıyoruz. Ne var ki daha bir hafta önce olan ve elbette tarihi önem taşıyan bir başka olay, kolektif benliğimizde fâzla yer tutmaz. Hatta kimi zaman dünkü gazetenin manşetleri bile unutulup gitmiştir. Tarihi mesele denen şey anında uçup giden bir olaydır aslında. Günü abartarak günlük olaylarla örülü hapishaneler inşa ediyoruz kendimize. Tarihi sürecin anlamını gözden kaçırıyor, geçmişi belleğimizden siliyoruz. Bu, bize üstünlük duygusu veriyor.

Benciliz, kendimize tapmıyor ve yalnızca bugünle ilgileniyoruz. Güne hakim olduğumuzu sanarak tarihi etkiliyor ve denetliyormuş gibi yalancı bir duyguya kapılıyoruz.. Bunları geçtik.

Bak şimdi…

Öyle benciliz ki, Kuaförde şekil verdiğimiz kaşlarımız, Boyadığımız kirpiklerimiz, Ruj sürdüğümüz dudaklarımız eve gelince bozulmasın istiyoruz. Öyle benciliz ki,

Biz diyelim, onlar alttan alsın. Yediğimiz içtiğimizin resmini atalım herkes doysun istiyoruz..Ben daha güzelim, sende öylesin

Senin ağzın böyle, benim ayağım şöyle

Hep bir uçurum..Vurdum duymazlığın içinde olduğu bir çağdan tek ayak geçiyoruz..

Hep en kırılan biz mişiz gibi, Bir dakikada hep haklı olan taraf oluyoruz.

Hep kazanan, hep güçlü olan olmak istiyoruz her anlamda…Aslında hem suçluyuz, hem güçlü olan..

Hayat; tek bir manevrayla ölçüsünü alırken kahramanından, İncitip üstünü örttüğümüz karanfillerin sesi çıkmıyor o karanlıkta…

Psk. Nermin Uğurbaşçiçekneronom0852@gmail.com