AİLE İÇİ İLETİŞİM | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi
SON DAKİKA
http://evdekal.adana.bel.tr/saglik/covid-19-nedir

AİLE İÇİ İLETİŞİM

Bu haber 27 Nisan 2021 - 10:21 'de eklendi ve 10 views kez görüntülendi.

Aile kavramı bizim toplumumuzda önemli bir yere sahiptir. Çocukların da içinde bulunduğu aile birliğinde bazen işler zor gitmektedir. Eşler arasında yaşanan olaylar, aile olarak geçilen maddi zorluklar, bir yakının kaybı gibi durumlar tüm aile bireylerini etkilemektedir. Bu bakış açısını biraz daha genişletmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Çocuklar ve aile bireyleri iş değişiminden, işsizlikten, yeni bir bebeğin doğumundan, boşanma, ayrılık, doğal afetler, istismar gibi bir çok farklı durumu da dahil etmeliyiz. Çocuklarda görebileceğimiz etkileri büyük ya da küçük olabilir. Her aile bireyi içinde durum aynıdır. Hayatlarımızda yaşanan olaylar aynı olsa da geçmiş öğrenmelerimiz, hayata bakış açılarımız gibi farklılıklardan dolayı etkilenme derecemiz aynı olmamaktadır.

Yaşanan olayların, gelişmelerin ve değişmelerin etkileri yakın gelecekte de görülebilir, daha uzak bir gelecekte de görülebilir. Çocuklar üzerinde en çok gördüğümüz etkileri özgüvenin azalması, akademik başarı da düşme, iştah sorunları( fazla yemek yeme ya da daha az yemek yeme),öfke nöbetleri, yalnız kalma isteği, karşı gelme bozuklukları en sık karşılaşılanlarıdır.

Bunların etkileri çocukluk çağı depresyonu, travma sonrası stres bozukluğu, altını ıslatma, kaygı bozuklukları, obsesif kompülsif bozukluk olarak psikiyatrik olarak yaşanabilir. Aileyi etkileyen, stres yaratan olaydan sonra yukarı da saydıklarımız çocuklarımızda görülmeye başlandıysa ebeveyn olarak çocuklarımızı yaşanan stres faktörünün dışında tutmaya çalışmak ilk adım olmalıdır. Daha fazla strese, olumsuz muameleye devam edilen bir ortamda çıkan sonuçlar için çalışmak mümkün olmayacaktır. Ebeveynler de dahil olmak üzere psikiyatrik bir yardım alınması uygun olacaktır.

Yaşanan olumsuzlukları okul ve öğretmen ile paylaşmak doğru olan davranıştır. Çocuklarımızla en çok zaman geçiren öğretmenler çocuklarımızın hayatında ters giden durumlardan haberdar olduklarında daha dikkatli gözlemler yapacaklardır. Akademik anlamda başarıda düşme, okula gitmek istememe ve okuldaki sosyal ilişkiler ile ilgili durumlarda öğretmen çocuğa yardım edebilir. Çocuğa sevginin bolca gösterilmesi, anlaşıldığının hissettirilmesi gereklidir. Çocuğumuzu sevdiği insanlarla daha sık bir araya getirmeli, kendini ifade edebileceği ortamlar yaratılmalıdır.

Söz konusu çocuklar olduğunda 2-12 yaş aralığında en iyi ifade biçimlerinden birisi oyun ve oyuncaklar olmaktadır. Bu yaş grubundaki çocuklarımızın yaşanan sürecin arkasından “Oyun Terapisi” ne yönlendirilmesi uygun olacaktır. “Çocuk ve ergenler için Psikolojik Sağlamlık Programı”na katılmaları da çocuklar için farklı bakış açısı geliştirmelerine ortam hazırlayacaktır. Farklı oyun terapisi modelleri olmak ile birlikte benimde kullandığım yöntem “Deneyimsel Oyun Terapisi” dir. Bu yöntem ile çocuğa her hangi bir yönlendirme yapılmamaktadır. Bir çocuğa verilecek en güzel hediye olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiçbir olumsuzluk yaşamasa da çocuklar oyun terapisi alabilirler.

Aile içi iletişimin dinamikleri çok önemlidir. Yaşananları çocuktan saklamadan, her zaman söylediğimiz gibi yaşına uygun olabilecek ifadelerle paylaşmak gereklidir. Bazı olumsuz olaylar sadece çocuğu etkilemiş gibi görünse de aslında ailedeki her birey farklı şekillerde etkilenmişlerdir. Bazı durumlarda ise sadece anne ve babayı etkilemiş gibi düşünülüyor. Hâlbuki süreci çocuklarda bizler ile birlikte yaşıyor. Bizlerin yetişkin olarak etkilendiği olayların gizli tanıkları olan çocukları korumak asli görevimiz olmalıdır. Aile içinde yaşanan her durum her bireyi etkiler. Bunu unutmadan iletişim kurmalı, ilişkilerimizi yönetmeliyiz.

 

 

SEDA KARA
SEDA KARAsedakara01@yahoo.com.tr