LOZAN ANTLAŞMASI 100.YIL BASIN AÇIKLAMASI | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web SitesiYeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi

SON DAKİKA

LOZAN ANTLAŞMASI 100.YIL BASIN AÇIKLAMASI

Bugün emperyalizme karşı verdiğimiz Kurtuluş Savaşımızın zafer belgesi/
Cumhuriyetimizin tapu senedi Lozan Antlaşması'nın 100. yıldönümünü
kutluyoruz.

Bu haber 24 Temmuz 2023 - 14:42 'de eklendi ve 100 views kez görüntülendi.

LOZAN ANTLAŞMASI'NIN 100. YILDÖNÜMÜ

Bugün emperyalizme karşı verdiğimiz Kurtuluş Savaşımızın zafer belgesi/
Cumhuriyetimizin tapu senedi Lozan Antlaşması'nın 100. yıldönümünü
kutluyoruz.
Bugün tarihi bir gün. 780 bin kilometrekarelik ülke topraklarımızın, Türkiye
Cumhuriyeti'ne ait olduğunu egemen devletlere kabul ettirdiğimiz bir gün. Lozan
Barış Antlaşması'yla;
 Emperyalist güçlerin aralarında pay etmeye yeltendiği vatanımızın
sınırları zaferimizle çizildi.
 Kapitülasyonlar kaldırıldı. Ekonomimiz millileştirildi. İç/dış
borçlarımızı ve kaynaklarımızı denetleyen Düyun-ı Umumiye
belasından kurtulduk. İktisadi bağımsızlaşmanın önü açıldı.
 Yunanistan'da kalan Türk azınlığının hakları güvence altına alındı.
Kıyılarımıza yakın adaların gayri askeri statüsü teyit edildi.
Lozan, topraklarımızı karış karış bölen, yoksul halkımızın tüm varlığını
yabancı güçlerin insafına terk eden, saltanatın tacını ve tahtını korumak adına
halkı kendi yurdunda esire dönüştüren, Sevr Anlaşması'nı tarihin çöplüğüne
atan diplomatik zaferin adıdır.
Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün
de dediği gibi: "Lozan Barış Anlaşması, Türk Ulusu'na yüzyıllardan beri
hazırlanmış ve Sevr Anlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın
yıkılışını anlatan bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri bulunmayan bir
siyasal utku eseridir'.
Lozan saltanat sevdalılarına, emperyalizme, mandaya karşı
mücadelemizin zaferle taçlandırdığımızın belgesidir. Lozan, dünya üzerinde
saygın bir ülke olarak yer almamızın teminatıdır. Lozan'ı hafife alan,
subjektif ve maksatlı söylemlerin nesnesi haline getiren, hatta kinle
yaklaşanlar, İnönü'ye, onun üzerinden Atatürk'e, Cumhuriyetin kurucu
kadrolarına ve değerlerine düşmanlık etmektedir.
Özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın tapu senedi olan Lozan'a giden
süreci inşa eden ve antlaşmayı hayata geçiren başta önderimiz Mustafa
Kemal Atatürk ve 2'nci Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız İsmet
İnönü ile milli mücadele kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.
Kurucu değerlerimiz ve kurucu kadrolarımızın hedef ve idealleri,
geçmiş 100 yılda olduğu gibi önümüzdeki yüz yıllarda da vazgeçilmez yol
göstericimiz olmaya devam edecektir.
Biz, CHP olarak, Kanun Teklifimizi Meclis Başkanlığına sunduk.
Lozan Antlaşması'nın imzalandığı 24 Temmuz resmi bayram olarak
kutlanmalıdır.
Bugün aynı zamanda basında sansürün kaldırılışının 115. yıl dönümü.
24 Temmuz'un basın için bayram olmaktan çoktan çıktığı günleri yaşıyoruz.
Ne yazık ki basında sansürün kaldırıldığı 1908 istibdat koşullarından çok
daha kötü koşullarla karşı karşıyayız.
Gazetecilerin, basın emekçilerinin dövüldüğü, tehdit edildiği, hapse
atıldığı; basın kurumlarının kapatıldığı; ekranların karartıldığı; erişim
engellerinin fikir suçlarının sansürün ve soruşturmaların olağanlaştığı bir
dönemden geçiyoruz.
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 2002 yılında
100. sıradayken bugün 165. sıraya kadar gerileyen ülkemizde, basının
durumu demokrasimizin de içler acısı durumunu gözler önüne sermektedir.
İktidar, geldiği günden beri Türkiye'de halkın haber alma hakkını
yazılı, görsel ve sosyal medya üzerinden sistemli olarak gasp ederek,
toplumu dizayn etmeye çalışmaktadır. Gazeteci adı altında satın aldığı
yandaşlarıyla adaletsizliği, haksızlığı, yolsuzluğu ve yoksulluğu görünmez
kılmaktadır.
Unutmayalım ki, Çin'den sonra dünyanın en büyük gazeteci
hapishanesi olan Türkiye'de, bu sorun sadece gazetecilerin değil; tüm
toplumun sorunudur.
Biz, CHP olarak, özgür medyayı ve dolayısıyla halkın haber alma
hakkını gasp edenlere; basın emekçilerinin sendikal haklarını en alt
seviyelere indirenlere; korku, sansür ve hapis üçgeninde basını tehdit
edenlere karşı kalemini satmayan, gazeteciliğin meslek ilkelerine ve etiğine
sahip çıkan saygın ve özgür gazetecilerin yanında olacağız.