TÜRKİYE'NİN KÖŞE TAŞLARI | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi

SON DAKİKA

TÜRKİYE’NİN KÖŞE TAŞLARI

Bu haber 31 Mart 2020 - 11:32 'de eklendi ve 111 views kez görüntülendi.

Tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 virüsü maalesef ülkemizde de son hızıyla yayılmaya devam etmektedir. 10 bine yaşlaşan vaka sayısı ve 100’ü aşkın vefat eden vatandaşımızın olması toplumda büyük paniğe sebep olmaktadır. Bu süreçte çeşitli önlemler alınmakta, ekonomik paketler açıklanmaktadır.

Şeker Fabrikaları Neden Önemlidir?

Virüse karşı mücadelede belirleyici bir etkiye sahip olan dezenfektan ve kolonya hammaddesi olan etanol (etil alkol) üretimine talep ve ihtiyacın artması ile birlikte özelleştirilen şeker fabrikalarının maddi öneminin haricinde stratejik önemi de gözler önüne serilmiştir. Kolonya ve dezenfektanların ana bileşeni olan etanol üretiminde şeker fabrikaları önemli rol oynamaktadır. Şeker fabrikalarının salt şeker üretiminde etkili olmadığı, aynı zamanda sosyal işlevleriyle kırsal kalkınmadan, hayvancılıkta kaba yem ihtiyacının giderilmesine, et, süt, kozmetik, maya, taşımacılık ve diğer istihdam olanaklarına kadar geniş bir yelpazede hareket kabiliyeti olan kuruluşlar olduğu tüm dünyanın kabulü olarak stratejik sektörler içerisinde yerini almasına sebep olmuştur. Bu denli önemli bir sektörün özelleştirilmesi ve serbest piyasa ekonomisine kurban edilmesi, salgınla mücadele ettiğimiz şu günlerde, karaborsacıları ve fırsatçıları ortaya çıkarmıştır. Devletin acilen bu denli önemli bir sektörde tekel olması, özelleştirdiği tüm şeker fabrikalarını kamulaştırması gerekmektedir.

Koronavirüs Salgını Arkasında Dönen İşler Nelerdir?

  • Salda Gölü’nde Millet Bahçesi İnşaatı Başladı!

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü, 184 metreye ulaşan derinliğiyle Türkiye’nin en derin gölü olarak biliniyor. Mars yüzeyinde bulunan toprak yapısıyla benzer özellikler taşıdığı belirtilen Salda Gölü’nün hidromanyezit içeren bembeyaz kumsalları, benzersiz bir görsel şölen oluşturuyor. Yüksek alkalin içeren ve ekolojik dengesini halen koruyan Salda, suyu en temiz göllerin başında geliyor. Koronavirüs salgını ile mücadele ederken Salda Gölü’nde doğa katliamı yapılmaya başlandı. İktidar maalesef ki her doğal güzelliğe para hırsıyla yaklaşarak geleceğimizi tehlikeye atıyor.

  • Sayın Cumhurbaşkanının Hayalim Dediği Kanal İstanbul Projesi için İhale Yapıldı!

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çılgın proje’ olarak lanse ettiği Kanal İstanbul’un yapım ihalesinin tarihi merakla beklenirken, projenin etki alanındaki iki tarihi köprünün yeniden yapımı için ihale yapıldı. Koronavirüs salgını ile mücadele ederken eldiven ve maskelerle ihale yapılması söz konusu ihalenin aciliyetini akıllara getirdi. Kanal İstanbul Projesinin yapılacağı havzada bulunan tatlı su kaynakları ve doğal güzellikler tahribata uğrayacaktır.

İhale sonrası gece yarısında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın görevinden alınması acaba ihale yanlış şirkete mi verildi? Sorusunu akıllara getirdi. Daha da ilginci göreve yeni atanan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun Türk halkından ziyade Sayın Cumhurbaşkanına layık olacağını söylemesiydi.

  • CHP’li Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve 8 HDP’li Belediye Başkanı Görevden Alındı!

Koronavirüs salgını ülke gündemini oluştururken arka planda halkın oylarıyla seçimi kazanıp göreve gelmiş belediye başkanları birtakım iddialarla görevlerinden el çektirildi. Seçimle gelen belediye başkanlarının siyasi kararlarla görevden el çektirilmesi hukuk devletinin sorgulanmasına sebep oldu.

Ekonomik İstikrar Kalkanı

Koronavirüsün yayılmasıyla beraber hükümet 100 Milyar Liralık Ekonomik İstikrar Paketini açıkladı. Söz konusu paket bütçenin sadece %10’una tekabül etmektedir. Suya sabuna dokunmayan paket tamamen sermayeye yönelik hazırlanmış durumdadır. Avrupa ülkeleri bütçelerinin %40-%50 ‘sini virüsle mücadele kapsamında kullanmaktadır. Salgınla beraber birçok fabrika işçi çıkarmaya başlamış, ücretsiz izine yollamış ya da kapatmıştır. Yayınlanan genelgelerle berberler, kuaförler, güzellik merkezleri, restoranlar, barlar, gece kulüpleri ve lokantalar kapatmak zorunda kalmıştır. Bu sektörlere bağlı olarak birçok sektör ekonomik olarak sıkıntıya girmiştir. Turizm sektörü durmuş ve yan sektörlerde zayıflamıştır.

Açıklanan paket işçinin, emekçinin, günlük çalışıp gelir sahibi olan yoksulların ihtiyacını kapsayacak nitelikte değildir. Konut kredilerinde peşinat oranını %10 seviyelerine çekmek ya da uçak biletlerinde KDV indirimine gitmek #EvdeKal denilen işçinin, emekçinin derdine çözüm değildir. Evde kalmanın somut koşulları oluşturulmadan evde kal çağrıları soyut kalmaktadır.

Bir an önce sokağa çıkma yasağı ilan edilerek işçinin, emekçinin, yoksulların sabit giderleri ötelenmeli, kredi borçları faizsiz olarak ertelenmeli, doğrudan bireylere nakdi ve gıda yardımı yapılmalıdır. Yoksul halkımız bankalar aracılığıyla daha da yoksullaştırılmamalıdır. Sosyal devlet ilkesi gereğince ekonomiyi devletimiz yüklenmeli, halka sadece sağlık tedbirleri yükletilmelidir.

Sergen Nalcı
Sergen Nalcısergen.nalci@gmail.com