Aydınlık bir geleceğin tarihi yazılacak! | Yeni Bizim Adana Gazetesi Web Sitesi

SON DAKİKA

Aydınlık bir geleceğin tarihi yazılacak!

Bu haber 14 Nisan 2020 - 14:36 'de eklendi ve 10 views kez görüntülendi.

Acının tarihi kim bilir kaç kez yaşandı bu topraklarda. Kim bilir kaç felaketi yaşadık peşi sıra. Saymayacağım yakın tarihinin acılarını. Son dönemde ise bir kadın ve çocuk istismarının tarihi yazılıyor ülkede.

**

Alnımızda kara leke, boynumuzda ağır vebal… Nereye el atarlarsa orası çürüyor işte. Yasa, hukuk, yargı, vicdan, suçun aklanması, yoksulluk, işsizlik, derken bir kavram kargaşası eşliğinde belli bir kitleye olmadık ahlaksızlığı alkışlatacak kadar ayrıştırılmış ve yozlaştırılmış bir örgütlü cehalet var karşımızda.

**

Bir salgın kasıp kavururken dört biryanın dünyanın ve ülkenin kriz fırsatçılığı, maskeli ihaleler,  Salda gölü kıyısında inşaat derdine düşmek, inadına ve ısrarla sokağa çıkma yasağı uygulamamak, yetmedi çocuk istismarına af getirmek ve meclisten yasa geçti diye kutlama yapmak…

**

Hiç unutmuyorum; Ensar pisliğinde tecavüze uğradığı ortaya çıktığında çocukların, “Bir kereden bir şey olmaz” diyen bakanı, kadınlık onurunu ayaklar altına alan havuzcu ve çok kullanışlı yanaşmanın adına gazete denilen paçavradaki köşesinde , “Pedofili hep vardı” diye savunmasın…
Yine “Bir kereden bir şey olmaz” diyen bakan hakkında verilen önerge reddedildi diye o bakanın önünde tebrik ve kutlama kuyruğuna giren sözde milletin vekillerini… Çoğu imam hatip okulu mezunu koskoca adamların o kuyrukta sırıtarak poz vermesini…

**

İnsanın içi acıyor. Neden bu ülke bir kadın ve çocuk mezarlığına döndü anlamak çok mu güç acaba? HES’ler, nükleer, kömür santralleri, ağaç katliamları, ardı arkası kesilmeyen iş cinayetleri, katil taşeronların aklanıp paklanması, yağma, palazlandırılan köprü, otoyol, hastane müteahhitleri, cezaevlerindeki gazeteciler, KHK ile paramparça edilen yaşamlar derken bir salgın ile tabi tutulduğumuz sınav…

**

Yoksula el uzatmak bile yasak! Sen iktidarın belediyesi değilsen aşevinin bile hesapları bloke edilir. Ekmek bile dağıtamazsın. Sana gönderirler kendi muhtaçlarının ya da muhtaç olmasa da muhtaç listesine yazılanın isimlerini,  ancak onlara gönderebilirsin ekmeği, yemeği, nakdi yardımı…

**

Acıların bile ayrıştırıldığı bir ülkede yoksulun bile ayrıştırılmıştır çoktan. Son olarak da Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ı hedef haline getirdiler. Karalar, defalarca mahkemelik olduğum bir isimdir. TÜYAP Fuar Alanı’nda kurulan sahra hastanesi üzerinden eleştirilerin hedefi oldu. Yalancılıkla suçlandı, genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu da yalan çıkarmakla suçlandı. Bazı eksikler olabilir ama virüsün yayılma hızında dünyada ikinci sırada olduğumuzu uzmanlar defalarca açıkladı. Orada bir hastane altyapısı var ise bu linç girişimi niye?

**

Ve sonuç olarak en zorlu günlerden geçerken kendi halkından bağış isteyenler, kendilerine muhalif olanların yardımlarını, hizmetlerini engellerken, bir yandan da çöküşe doğru hızla koşuyorlar. Bu karanlık süreci kim tek başına yenebilir ki? Hala “Ben ne dersem evet, sen ne dersen hayır” kafası… Tarih en büyük acıları, utançları, yıkımları, ahlaksızlığı, bu çürümeyi de yazacaktır elbet. Ve unutmamalı ki, bu salgın da bitecek ve bir tarih yeniden yazılacak. Belki de artık acıların, utançların değil, sevgi, hoşgörü, dayanışma, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, sanat, kültür,  her şeye rağmen yaşattığımız değerler ve bilimin ışığında aydınlık bir geleceğin tarihini yazacak, sol göğsünün altındaki cevahiri karartmayanlar.

 

 

 

 

Murat Yildiz
Murat Yildizmuratyildiz_0101@hotmail.com